45 Dakikada Meme Estetiği

Meme büyütme ameliyatları 45 dakikaya indi…
ISAPS; Uluslararası Estetik ve Plastik Cerrahi Derneği'nin verilerine göre dünyada en fazla yapılan estetik ameliyatlar arasında yıllar boyu ilk üç sıradan aşağıya inmeyen ameliyat Meme Estetiği. Geçtiğimiz sene yayınlanmış ve tüm üye ülke cerrahların katılımıyla gerçekleştirilmiş araştırma sonuçlarına göre Türkiye'de bu oran Dünya ortalamasının üzerinde. Türkiye'de ilk sırayı burun ameliyatına yakın oranda meme estetiği takip ediyor. Özetle; 'Türk kadını memelerinden memnun değil ' diyebiliriz.

Türkiye'de çok tercih edilen bu meme ameliyatını, uyguladığı yöntemle 45 dakikada tamamladığını belirten Op. Dr. Orhan Murat Özdemir'in konuyla ilgili görüşlerini ekte bulabilirsiniz.

'En fazla yaptığım ameliyat meme estetiğidir, Görebildiğim kadarıyla Türk kadını bu konuda birkaç sene birikim yapacak kadar istekli ancak bir o kadarını da yanlış malzeme ve boyut seçimiyle düzeltmeye harcayacak kadar bilinçsiz' diyen Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Orhan Murat Özdemir konuya ilgili şu bilgileri verdi.

Türk kadınları memelerini değiştirmek istiyor dediniz. Hangi ülkeler meme biçimi ve boyutları konusunda şanslı sayılabilir?
Şanslı / şanssız sayılmaktan hele güzellik gibi göreceli bir kavram için bahsetmek güç. Ama bu soruya şöyle cevap verebilirim; günümüzdeki yaygın estetik anlayışa daha uygun olan ve olmayan meme tiplerini iklimsel özelliklere ve yaşam alışkanlıklarına göre değerlendirebiliriz. Bir de memeyi tek başına değerlendirmemeliyiz. Aynı meme ölçüsü farklı boylardaki kadınlarda bambaşka algılar yaratır. Klasik 90-60-90 ölçülerini düşünün 1.50 boyunda ve bu ölçülere sahipseniz hakim estetik anlayışa göre, aynı etkiyi yaratmanız güçtür. Bu ölçülere günümüz estetik anlayışında 1.70 1.80 arası boy ile güzel kabul ediliyor. Bu şekilde İnce uzun ve dolgun fiziğe sahip coğrafyalar arasında Venezüella, Brezilya, Macar, Çekya (eski Yugoslavya) ülkelerini sayabiliriz. Günümüzde hemen her kültürün beğendiği Slav ırkı ve daha özelleştirirsek Beyaz Rusya, Ukrayna gibi ülkeler ise uzun ve ince fizikleri, ten ve yüz güzellikleriyle dikkat çekiyorlar ama konu meme güzelliğiyse biraz daha küçük memelere sahipler. İtalyan, İspanyol kadınları, genel olarak Latin Amerikalılar günümüz beğeni ölçütlerinde boy ya da bel, kilo gibi diğer kriterleri tam karşılayamasalar da 'göğüs farkıyla öndeler' diyebiliriz.

Kültürel yapı farkları meme algısına yaklaşımı değiştiriyor mu?
Elbette. Örneğin 1968 ile yaygınlaşan feminist hareket içinde; memelerin vücudun doğal bir parçası olduğu ve gizlenip formu bozulmasın diye sıkıntı verecek sutyen, korse gibi çamaşırlara ihtiyaç olmadığı fikri yaygındı. Kadınların bırakın meme algısını mevcut memenin formunu korumayı önemsemeyen bir bakış açısıydı bu. Toplum içinde çocuk emzirmek giderek daha doğal bir hareket kabul edildiğinden bu döneme özgü vücudu korumak, özel giysiler giymek gibi faaliyetler batıda azaldı. Bunu sonucunda belki biraz daha memeleri sarkmış ama kesinlikle vücutlarıyla ve cinsellikleriyle barışık bir nesil oluştu. Bizim ülkemizi ve muhafazakar diğer kültürleri düşünün, memeler ilk çıktığında genç kızlar çevreden gizlemek için kambur durdukları için birçoğu ileri yaşlarda duruş bozukluğu, fıtık gibi rahatsızlıklara yakalanır.

Afrika'da eskiden beri kabile toplumlarında meme cinsel bir objeden çok annelik işlevi için var olan bir organ gibi algılanır. Memeler gizlenmez, formu saklanmaz pek sutyen de kullanılmaz.

Buna karşın Akdeniz ve Amerikan toplumlarında memenin boyu da duruşu da uzun yıllar formunu koruyabilmesi de çok önemlidir. Buna yatırım yapan çok büyük endüstriler vardır ki Plastik Cerrahi de bunlardan biridir. Coğrafi olarak yakın olmalarına rağmen İskandinav ülkelerinde kadınların vücutlarının doğal formunla çok daha barışık olduğunu görürsünüz. Ağda/epilasyon türü işlemler de meme ameliyatları da bu ülkelerde diğerlerine oranla daha az yapılır. Bunun maddi koşullarla hiçbir ilgisi de yoktur, zira Tüm dünyada refah düzeyi en yüksek ülkeler yine İskandinav ülkeleridir. Güzellik ve estetik, doğal olan/olmayan güzellik anlayışlarındaki farklılık bu yaşam biçimini meydana getirmiştir.

Memenin küçük ya da büyük olduğunu gösteren bir standart var mı yoksa tamamen kişinin algısı, beğenisi mi belirleyici?
Memelerin büyüklüğü veya küçüklüğünün tespiti için bir takım sabit değerler var ama ameliyat kararında kişisel algı da çok önemli bir rol oynuyor. Sabit değerler için sutyen ölçülendirmesinin bilinmesi yeterli . Sutyenlerin bedenlerini belirleyen ölçü göğüs kafesinin çapını ifade eder. Yani evde bedeninizi bir mezura yardımıyla memelerinizin altından ölçerek tespit edebilirsiniz. Bu ölçü sizin sutyen bedeninizi gösterir ve 75 – 80 – 85 … şeklinde değişir. Memelerinin büyüklük ölçüsü ise cup size diye tanımlanır ve A – B – C – D şeklinde adlandırılır. Bu değerlendirme uluslararası bir değerlendirmedir ve dünyanın her yerinde sutyen üretilirken bu ölçülerden faydalanılır.

Peki bu güncel standartlara göre memelerin büyük ya da küçük olduklarını nasıl anlayacağız?
Hangi beden olursanız olun bedeninize uygun meme büyüklüğüne sahip olup olmadığınızı rahatlıkla tespit edebilirsiniz. Bunun için mezura ile meme başlarından geçen hattın çapını ölçmeniz yeterlidir. Bu ölçü, meme çapınızdan 12-15 cm daha fazla ise siz ideal büyüklükte memelere sahipsiniz denebilir. Yani 75 beden bir bayanın meme başlarından geçen hattın çapı 87-90 cm ise bu büyüklük normal olarak algılanır ve B cup olarak adlandırılır. Bu ölçü değerlendirmesinde D cup ve ilerisi büyük meme olarak değerlendirilir. Ancak meme başlarının yeri de çok önemli. Meme başları, meme katlantı çizgisinin altında olan kişiler de B cup sutyen giyiyor olabilirler ve memelerinden memnun olmayabilirler. Normal büyüklükte ama sarkık memeler de yine cerrahi olarak rahatlıkla düzeltilebilen problemler arasında.

Meme estetiği deyince büyütme amaçlı konan silikonlar ve küçültme akla geliyor. Operasyon bu mudur?
Bir de dikleştirme operasyonlarını eklemelisiniz. Bu uygulamanın da oranı hiç de azımsanacak düzeyde değildir. ISAPS (Uluslararası Estetik ve Plastik Cerrahi Derneği) istatistiklerine göre meme ameliyatlarının % 61'i büyütme, % 20'si küçültme, % 19'u ise dikleştirmedir.

Memelere dolgu malzemesi olarak silikon kullanılıyor. Bu madde nedir, nasıl formunu korur açıklar mısınız?
Bugüne kadar yapılan araştırmalar; silikonun vücuda yerleştirilen maddeler arasında en az zarar veren, vücuda en uyumlu madde olduğunu bilimsel olarak gösteriyor. Silikon kumdan elde edilir. Katı, sıvı ve jel formlarında üretilebilmektedir. Silikon meme protezlerinin de dış kılıfı katı silikondan iç kısmı ise jel formdan üretilmektedir. İçi serum fizyolojik su ile doldurulabilenler de vardır. Hatta bir dönem soya ile doldurulmuş formlarda üretilmiş ancak tıbbi sakıncaları görülünce piyasadan toplatılmıştır.

Silikon maddesi meme protezleri dışında da tıpta birçok alanda kullanılmaktadır. Eklem veya tendon protezi olarak neredeyse alternatifsizdir. Vücutta ömür boyu hemen hiçbir rahatsızlık vermeden kalabilen nadir maddelerden biridir. Silikon ile ilgili endişe verici ve korku oluşturucu hikayeler sıvı silikonun kullanıldığı dönemlere aittir. 1996 yılında sıvı silikonun tıbbi kullanımı tüm dünyada yasaklanmıştır.

İlk meme ameliyatı hangi tarihte oldu bir sağlık sorunu yaşandı mı?
Silikon meme protezleri 50 yıla yakın bir zamandır kullanılıyor. Hatta ilk meme protezi yapılan kişi hiçbir sağlık sorun yaşamamıştır. O günden bu güne kadar dünyanın hemen her yerinde milyonlarca kişi göğüs büyütme ameliyatı olmuştur. Memem büyütme ameliyatı için kullandığımız protezler yani silikonlar şekil olarak da değişik formlarda ve şekillerde üretilmektedirler. Bu çeşitlilik bizim için hasta memnuniyetini artırmada ve probleme göre seçim yapmamızda rahatlık sunuyor.

Meme ameliyatı yaptırmasının sakıncalı olduğu durumlar hangileri?
Meme büyütme, küçültme veya dikleştirme ameliyatlarının yapılamaması bazı yapısal bozukluklar durumunda (göğüs kafesi anomalileri gibi), kanama problemi olan kişilerde (hemofili gibi), meme kanseri şüphesi durumlarında (özel araştırmalardan sonra yapılabilir) yapılamayabilir. Ayrıca hastanın normal dışı beklentileri varsa bu ameliyatlar bence hekimlerce yapılmamalı. O yüzden hasta ile doktor uyumu çok önemli.

www.orhanmuratozdemir.com

HER ÇAĞIN İDEAL MEME ÖLÇÜSÜ FARKLIYDI
Geçmiş yüzyıllara ait ameliyat da istatistik de yok elbette. Bu değişimi günümüze ulaşan sanat eserlerinde gözlemleyebiliyoruz. M.Ö dönemlerde kadın bedeni özellikle memeler ve kalçalar bereketin ve doğurganlığın simgesi olarak oldukça büyüktü. Dönemin kadınlarının ölçüleri elbette bu düzeyde geniş değildi, ancak hakim güzellik anlayışı simgeledikleri doğurganlık dolayısıyla büyük memeleri çok değerli ve kursal saydı. Eski Yunan'da güzellik simgesi olan tanrıçalar şimdiki güzel algımızın oldukça dışında; 'balık etli'den de tombulca, göbekli, geniş kalçalı, küçük memeli resmedilmişti. Daha sonra Eski Yunan ve Roma'da oran ve uyum kavramları ortaya çıktı. Müzikte, mimaride giderek de yüz ve vücutta gücünü sayılardan, geometriden alan oran prensibi kabul gördü. Estetik olan simetriye ve uyumlu oranlara sahip olmalıydı. Ancak bu anlayış daha çok mimari ve resimde hayat bulabildi. Zira yüzyıllar boyunca oranın güzelliğinden söz edilse de çeşitli çağlarda bu oran duygusu değişti. Memelere dönecek olursak; ilk dönemlerde sere serpe resmedilen memeler giyinme olgusu giderek önem kazanınca vücudu sıkıca saran kıyafetler içinde ve korseler yardımıyla dikleştirilip öne fırlatılmış bir görünümdeydi. Bu dönemin ideal vücutları daha ince memeleri ise daha küçüktü. Romantik dönemde ise dolgun dudaklar, sağlıklı görünüm, beyaz dişler ve ince bel gibi günümüz güzellik anlayışına yakın unsurlar devreye giriyor ve ideal meme ölçüleri de dolgunlaştı. 20 yy.a geldiğimizde avangart ve kışkırtıcı güzelliğin belirginleştiğini görebiliriz. Güzellik giderek bir tüketim unsuru olduğu için bir değil birkaç idol birbiri ardına boy gösterdi. Eskisi gibi 50-100 sene değil, değişen anlayış 10 yıllarla ifade edilir oldu. Twigy hastalıklı derecede inceydi ve memeleri de buna uygun olarak küçük, düzdü. Marilyn Monroe'yu, Audrey Hepburn'ü, Brigitte Bardot.. Her bir rol model yeni bir furya başlattı. 1960'lara kadar memeler modaya değil moda memeleri dolgun ya da küçük gösterecek şekilde biçimlenmişti. Şimdi sıra her yıl daha mükemmeli karşımıza çıkan silikonlarda..

İletişim bölümündeki formu doldurarak ve estetik cerrahiyi ilgilendiren sorularınızı bize bildirebilirsiniz. Size en kısa zamanda telefon ve e-posta aracılığı ile ulaşılacaktır.

Sağlıklı Estetik ve Cerrahi Hattı - 0(312)448 23 61

 Tweet